SİZİ ARAYALIM

Sizi Arayalım



  • 15/08/2019

Türkiye’de yerli bir bilişim altyapısının oluşturulması için verilen destekler, biraz gecikmeli de olsa, son yıllarda hızla artıyor.

Özellikle yazılım sektöründe devreye alınan teşviklerin ardından bulut depolama alanında da yerlilik hassasiyeti ve yatırımların artığı gözlemleniyor. Bu noktada, bilgisayarlar dahil tüm elektronik cihazların ana yazılım bileşeni olan işletim sistemlerinde de millilik/yerlilik çerçevesinde sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Yıllar önce TÜBİTAK tarafından geliştirilmeye başlanan Pardus işletim sisteminin yeni sürümlerinin kamu kurumlarında kullanımının artmaya başlaması ise en önemli gelişmelerden birisi.

Milli Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, İSKİ gibi devlet organları ve kamu kurumlarının yanı sıra Havelsan gibi vakıf şirketleri, Üsküdar, Tuzla, Pendik gibi önemli belediyeler, Pardus’a geçiş süreçlerini aşamalı olarak hayata geçirmeye başladılar. Diğer pek çok belediyenin ve devlet hastanelerinin ise yakın gelecekte geçiş süreçlerine başlayacağı tahmin ediliyor.


Kamu kurumları için yerli çözüm

TÜBİTAK tarafından temelleri 2003 yılında atılan Pardus, açık kaynak kodlu Linux işletim sistemi çekirdeği üzerine kurulu, kolay yapılandırma ve kullanım olanaklarına sahip Türkçe bir dağıtımdı. İlk kararlı sürümü 2005 sonunda yayınlanan Pardus’un güncellemeleri bir süre sonra durduruldu. 2011’de yeniden gündeme gelen Pardus, 2013’te Debian tabanına taşındı ve sadece kurumsal, sunucu ve Fatih projesi olmak üzere üç sürümle hayata geçti.

Ekosistemi ve katmanları son derece gelişmiş yabancı kökenli işletim sistemlerini özellikle bireysel kullanımda tamamen terk etmek ilk aşamada çok mümkün olmasa da; en azından temel bir takım işlemlerdeki kurumsal kullanımların yerlileştirilmiş işletim sistemlerine taşınması başta tasarruf, milli güvenlik ve geleceğe yatırım açısından önemli faydalar sağlayacaktır. Gelin bu faydaların neler olduğunu birlikte inceleyelim:


Milli servetten tasarruf

Türkiye, kişisel bilgisayarlarda kullanılan dış kaynaklı işletim sistemlerine her yıl yüz milyonlarca dolar lisans parası ödüyor. Yabancı olmakla birlikte tamamen ücretsiz bir işletim sistemi olan Linux çekirdeği ise açık kaynaklı bir kod.

Herkese açık olan bu çekirdek üzerinde geliştirilen yerlileştirilmiş türevler çok düşük yerli geliştirme ve bakım giderleri dışında ekstra lisans maliyeti yaratmıyor ki bu en azından kamu kurumlarının milyonlarca dolar tasarruf etmesi anlamına geliyor.


Milli güvenlik

Milli güvenlik dendiğinde artık sadece “askeri” önlemler akla gelmiyor. Bugün bir ülkedeki endüstriyel birikim, kurumların tüm ticari ve teknolojik hafızası ve hatta stratejik öneme sahip veri ve bilgiler bilişim altyapıları üzerinde işlenip saklanıyor. Kamu kurumlarının yerlileştirilmiş bir işletim sistemine geçmesi, zamanla kendi güvenlik önlemleri ve ekosistemini de oluşturacak, böylece gerek işletim sisteminin çekirdeği gerekse zararlı yazılımlara karşı koruma sağlayan kalkan yazılımlar üzerindeki kontrol yerli endüstriye geçecektir.


Geleceğe yatırım

Yerlileştirilmiş bir işletim sisteminin yurt içinde yaygınlaştırılması, zamanla kendi ekosistemini de yaratacaktır. Sadece Pardus gibi kurumsal işletim sistemi türevleri değil, TÜBİTAK’ın Pardus projesinde daha once görev almış yazılımcıların geliştirdiği Pisi Linux gibi bireysel işletim sistemlerinin de yaygınlaşması, Türkiye’nin bilişim sanayisi için itici güç olacaktır. Bu sistemler için yerli yazılımcıların geliştireceği çevresel yazılımlar, Türkiye’nin bilişim sektörünün ekosistemini ve yarattığı ekonomiyi büyütecek, ülkemizi net teknoloji ithalatçısı olmaktan çıkaracak yerli girişimler için motivasyon olacaktır.