SİZİ ARAYALIM

Sizi Arayalım



  • 17/06/2019

‘Geleneksel çalışma ortamı’ dendiğinde gözümüzün önüne artık dört duvar arasında, belki bir parça demode ve sıkıcı bir ofis görüntüsü geliyor. Bulut teknolojilerinin yeniden yarattığı çalışma modelindeyse “ofis” görüntüsünün belirgin bir formu yok. Zira internete bağlanabildiğiniz hemen hemen her yer sizin ofisiniz. Bu da elbette hem çalışma şekillerini hem de iş - yaşam dengesini değiştiriyor.


Esnek çalışma modeli standart hale geliyor

Evden, kafeden, otelden, kumsaldan çalışabildiğimiz bir dönemdeyiz. Sanayi sektörü ve zanaat gerektiren servisler kısmen iş yerine bağımlı bir çalışma modeli gerektirse de, onun dışındaki sektörlerde mobilite artık hayatın gerçeği ve gerekliliği. 2025 yılına gelindiğinde esnek (freelance veya iş yeri dışında) çalışanların sayısının ABD’de 55 milyonu, Türkiye’de de 8.5 milyonu geçmesi bekleniyor. Kişinin kendi evinin rahatlığında hem daha üretken hem de daha az gergin olduğunu bilen yeni nesil pek çok şirketin, bulut teknolojlerinin sağladığı iletişim, ağ, depolama ve güvenlik özelliklerinden yararlanarak mekandan kısmen ya da tamamen bağımsız çalışma rejimine döndüğünü görüyoruz.


BYOD (Kendi Cihazını Getir) dönemi

Bugün her ölçekteki işletmelerde kullanılan yazılımların hemen hepsi ya sadece bulutta çalışıyor ya da bulut versiyonları bulunuyor. Dolayısıyla basit ofis programlarından komplike tasarım yazılımlarına kadar pek çok programı kullanacak personelin güçlü bir dizüstü bilgisayara sahip olması kafi. Bulutta güvenliğin de tatmin edici düzeye ulaşması, şirketlerin ofiste kablo kalabalığı yaratan, çok yer ve toz tutan bir masaüstü bilgisayar ağı kurma ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Çalışana verilen bir dizüstü bilgisayar, artık o çalışanın “ofiste” olması demek.


Dosya paylaşımı hiç bu kadar hızlı ve güvenli olmamıştı

En basit e-posta servisinden en karmaşık endüstriyel yazılımlara kadar bugün bulutun barındıramadığı bir yazılım yok. 2020 sonunda dünyada kullanılan yazılımların en az dörtte birinin SaaS (servis olarak yazılım) olacağı tahmin ediliyor. Bulut öncesi dönemde Windows 95 işletim sisteminin 13 flopi diskte geldiğini ve her bir bilgisayara kurulumunun saatler aldığını hatırladığımızda, bugün bir çalışan için bulutun sağladığı esneklik ve hız çok şey ifade ediyor.


Kağıtsız ofis

Ofiste kağıt kullanımı esasen bir takım metinleri paylaşmak, düzenlemek, onaylatmak vb. işlemler için gerekliydi. Bugün resmi imzalı kontratlar da dahil kağıt üzerinde yapılan hiç bir işlem yok ki bulutta da karşılığı olmasın. En ucuz ülkede bile mililitresi yaklaşık 0.7 dolara mal olan yazıcı mürekkebinden ve üretimi oldukça maliyetli olan kağıttan bulut teknolojileri sayesinde edinilebilen tasarrufu tahmin etmek zor değil.


Daha verimli ekip çalışması

Ekip çalışmasına dayalı ofiste çalışanlar bilir: Bir proje ekibinin parçası olarak payınıza düşen işleri belirli programlar dahilinde yapar, üç beş günde bir diğerleriyle toplanarak ilerleme durumunu tartışır, aldığınız geri bildirimler ışığında çalışmanıza devam edersiniz. Bugün bu süreç, anlık iletişimi ve dosya/bilgi paylaşım ve düzenlemesini çok kolay hale getiren bulut sayesinde dikkate değer şekilde hızlandı. Ekip üyeleri, nerede olurlarsa olsunlar gerçek zamanlı olarak diğer ekip arkadaşlarıyla bilgi paylaşımı ve geri bildirim yapabiliyor. Bu da elbette proje süreçlerinin iyileşmesi, üretkenliğin, satışların ve müşteri memnuniyetinin artması ve stresin azalması anlamına geliyor.

Tipik bir çalışma günü, artık bildiğimiz gibi değil. Bulut teknolojileri sayesinde azalan ofis ve işletme maliyetlerine karşı artan verimlilik ve çalışan memnuniyeti, genelleme yapmak gerekirse, hem çalışan hem de işveren için tam bir “kazan - kazan” durumu.